KONGRE : Aylık Toplantı ve Fuar Haberleri Dergisi.


HUKUK VE ÇEVİRİ

Çeviri her zaman ve her alanda önemlidir. İster yazılı olsun, ister sözlü olsun çeviri demek, doğru anlam ile ve dillerin tüm incelikleriyle birinden diğerine aktarımı demek. Bu bağlamda da çeviri hizmeti her zaman “mükemmeli” sunmak anlamına gelmekte. Bu tür bir yükümlülük de, tabii ki beraberinde sorumluluk ve stres getirmekte. Mesleğe saygı duyanlar bu sorumluluk ve stresi derinden hissederler.

Hukuk ve dil

Hukuk konuları, yasaların getirdiklerini tamamiyle dil hassasiyeti üzerine kuran bir düzene dayanmakta. Yasa dilindeki inceliklere dayandırılan argumanlar ile davalar kazanılabilmekte veya kaybedilebilmekte.

Yıllar önce ABD’de dilbilim öğrenimi gördüğüm yıllarda, master sınıflarımda hukuk öğrencileri vardı. İlkin onların neden bizimle ders gördüklerini kavrayamamıştım. Daha sonraları onların mesleğinin dil incelikleri ile çok yakın ilişkisi olduğunu anlamıştım. Derken, memlekete dönüp profesyonel olarak simültane konferans çevirisinde yıllar geçirmeye başlayınca, çeviride dil inceliklerinin ne denli önemli olduğunu gerçek hayatta görmeye başladım.

Türkiye’nin hakları

Bitmeyen senfoniye dönüşmüş Türkiye Avrupa Birliği ilişkileri son yıllarda AB müktesebatının yazılı çeviri yükünü de Türkiye’nin omuzlarına yıkmış durumda. Çeşitli köşe yazarlarının zaman içinde bu konu hakkında çıkan makalelerindeki feryat hep aynı – yetkin, yani ehil olmayan tercüme bürolarına ihale ile çeviri yaptırarak acaba bu alanda ne kadar güvenilebilir metinler elde edilmekte ??? Hemen ardından benim dile getireceğim soru da, sonuçta “nihai metin” diyebileceğimiz çeviriler, acaba Türkiye’nin gerçek hak ve yükümlülükleri açısından bizlerin gerçekten güvenle atıfta bulunabileceğimiz metinler mi?

Uluslararası Tahkim

2008 Haziran sonlarında Paris’te yapılan bir tahkim davasının çevirisindeki dört kişilik bir tercüme ekibinde görev aldım. Taraflardan birinin yabancı bir konsorsium ortağı olmasından ötürü dava uluslararası ticari davalara bakan ve kısaca ICC diye bilinen, International Chamber of Commerce’de görülmekteydi. Mahkeme dili İngilizce idi. Her iki tarafın yabancı avukatları yanında son derece saygın, fevkalade yabancı dil bilen Türk hukukçular bulunmakta idi. Tarafların tanık olarak dinletmek istedikleri kişiler de aynı derecede seçkin ve çeşitli yabancı diller bilen kişilerdi. Ama bu tür davalarda tanıkların ana dili olan Türkçe’yi kullanmaları ve onların çevirilerinin de profesyonel konferans tercümanlarınca yapılması ilkesinin benimsenmesi ise bir teamül. Çevirinin simültane (eş zamanlı) veya konsekütiv (ardıl) olması ise tarafların kararlaştırdığı bir husus. Paris’teki taraflar konsekütiv üzerinde anlaşmışlardı...

Belgelerin Dili

a) Türkçe Belgeler

Resmi makamlara ait belgelerin Türkçe’lerinin bazen ne kadar özensiz olabileceği ancak iş mahkemeye düşüp, belge dilindeki anlam önem kazanınca ortaya çıkmakta. Farklı tarihlerde yazılmış Türk resmi belgelerin “taslak” olanları üzerine bu ibare konmadığı için çok sayıdaki belgenin hangileri “taslak” hangisi son metin belli olmayabilmekte. Halbuki uluslararası kuruluşlarda metinler numaralanır, ayrıca taslaklar da “Taslak 1, veya Taslak 2,3...” diye sayılandırılır. Gelin görün ki Türkiye’de yerel yönetimlerin bu usulden haberi yok. Bu durumun yarattığı ciddi hukuki sorunlar ise, iş ancak mahkemelik olunca kendini belli etmekte.

b) Mahkeme Belgelerinin Çevirisi

Mahkemeye sunulan belgelerin hepsi İngilizce’ye çevrilmiş idi. Bu belgelere değinildiği durumlarda ise çeviri ile ilgili bazı anlaşmazlıklar ortaya çıkmakta idi. Konu daha ziyade Türk yasalarının İngilizce’ye çevirisinden kaynaklanabilmekte. Halbuki bu metinlerin de hukuk çevirisi yapmada kendini ispatlamış yazılı çeviri bürolarınca yapılmış olduğu ifade edilmekteydi...

Demek ki yasalarımızın başka dillere çevirisi çok daha titizlikle yapılmalı. Aynı yasalarla ilgili mevcut çeşitli çevirilerden mutlaka biri “tek resmi” çeviri olarak ortaya konmalı ama, bu çeviri gerçekten “tek doğru” çeviri olmayı hak eden! bir çeviri olmalı. Yani yasa çevirileri, çok mükemmel yabancı dil bilen hukukçularımızca, satır satır incelenip, düzeltilmeli ve de onların imzalarıyla onaylanmalı.

Mahkemede Sözlü Çeviri

Böyle bir uluslararası tahkimde görev almanın ne denli bir sorumluluk demek olduğu açık. Uzun meslek tecrübeme ve de simültane çeviri ile yapmış olduğum başka tahkim deneyimime rağmen, bu kez çok daha stresli, hatta kişiyi hayli heyacan altında tutan bir çeviri ortamı olduğu kesindi. Çoğu mükemmel yabancı dil bilen, 20 küsur kişinin ortasında, adeta bir sınava girme ortamında yapılan bir çeviri türü bu. Tarafların hukukçuları, haklı olarak, sözlü çevirinin hukuk dilinin tüm incelikleri ile olmasında fevkalade hassas. Dolayısıyla, onca dil bilen hukukçunun ve uzmanların önünde zaten bir sınav vermekte olan çevirmenlerin aralıklı da olsa, sözlerinin kesilerek düzeltilmeye tabi tutulması veya gereksiz müdahale görmesi hakikaten kolay olmayan bir ortam yaratmaktaydı. Ama gelin görün ki mahkemenin sağlıklı ilerleyebilmesi için bu gerekli.

Sonuç:

Hukuk ciddi bir alan. İster yazılı çeviri, ister sözlü çeviri olsun, son derece mükemmel yabancı dil hakimiyeti bile her zaman yetmemekte. Bu işleri üstlenecek mütercim veya konferans tercümanlarının ciddi hukuk terminolojisi bilmesi gerek. Bana sorarsanız, hukuk çevirisi yapanlar çok iyi yabancı dil bilen hukukçular olursa, iş uzmanınca yapılmış olur. Uzmanının yapacağı iş de daha sağlıklı sonuç verir. Ama ülkemizde bu niteliklere sahip acaba kaç kişi var ? Sayıca bu kişiler bu tür işlerin hepsine yetişebilir mi? Sayıları azımsanmasa bile, onlar çeviri ile uğraşmak isterler mi? Çeviriyi onlar yapsa, yazılı çeviriye üç kuruş, on para ödemek peşinde olan sistem çarkları onların bu “uzman çevirisi”ne hakkettiği ücreti ödemeyi kabul eder mi? Yoksa işler komik rakkamlar karşılığı gene ehil olmayanlara mı ihale edilir ? Gönül isterki bu kadar hassas konularda işler her zaman ehil ellere bırakılsın ve de Türkiye’nin hakları veya hukuk uyuşmazlıkları olması gerektiği düzeylerde ele alınsın.









Nigar Alemdar
nigaralemdar@tnn.net


Uluslararası Konferans Tercümanları (UKT)
AIIC (İsviçre) ve Birleşik Konferans Tercümanları Derneği Üyesi (BKTD)
Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Görevlisi