KONGRE : Aylık Toplantı ve Fuar Haberleri Dergisi.


Karadeniz'in geleceğinde turizm

Günümüzün dünyasında çeşitli hobiler tutkunu bir milyar kadar insan; dinlenmek, eğlenmek, geçmiş uygarlıklara ait eserleri yerinde görmek ve bilinmezleri tanımak amacıyla her yıl uluslararası geziye çıkmaktadır. Bu sayı dünya nüfusunun altıda biri demektir.

Dünya Turizm Örgütü’nün (WTO) istatistiklerine göre, turist sayılan bu insanlar günümüzde gezmiş oldukları ülkelerde 800 milyar civarında dolar bırakmaktadırlar...

Türkiye, dünya coğrafyasındaki konumu nedeniyle uluslararası turist akışında kilit bir ülkedir. Çünkü kıtaları birbirine bağlayan bir dünya köprüsüdür. Ancak turizme, kimi rakiplerine karşın çok geç girmiş bulunmaktadır. Bu nedenle Türk turizmi genç sayılmaktadır. Buna karşın yılda 20 milyonun üzerinde turist sayısını ve 14 milyar dolar geliri (2007 yılı istatistiklerine göre) yakalamış bulunuyor. Ancak, turizmden gelen bu paranın ne kadarının ülkemizde kaldığı tartışılabilir. Çünkü, Rus turistlerin getirdiği dövizin fazlasını “Nataşalar” geri götürmektedir. Diğer yönden, ülkemizdeki büyük otel zincirleri Avrupa kökenli olduklarından doğal olarak kazandıklarını dışarıya transfer etmektedirler.

Türkiye, pahalı turizm yatırımları bulunan bir ülke. Özellikle batısında modern lüks turistik tesislerin sahibi. Bu nedenle turizmden önemli beklentisi bulunmaktadır. Modern otellerin turistlerle doldurulup, ayakta durmalarının ve standartlarını korumalarının sağlanması lazım. Diğer yönden, mevcut rakiplerine ek olarak giderek yenileri eklenmektedir. Onlara karşı da rekabete girişerek üstünlüğünü koruması gerekecektir. Bu durumda devlet politikası çizgisinde turizmle ilgili bir devlet politikası ve o doğrultuda belirlenmiş bir stratejisi hayatidir ve şarttır. Çünkü, son derece önemli ve hassas bir sektördür turizm.

Türk turizminin geneline ve geleceğine ilişkin seçeneklerine baktığımda; Karadeniz Bölgesi’nin öncelik ve önem taşıdığını düşünmekteyim. Neden Karadeniz Bölgesi sorusuna gelince; “Çünkü, atmosferde sıcaklığın artmasıyla, başta Akdeniz Bölgesi olmak üzere, Türkiye’nin birçok bölgesinde olumsuz yansımalar görülecektir. Fakat, Karadeniz en az etkilenecek bölge olacağı için, turizmdeki şansının giderek artacak bir bölge kimliğine kavuşacaktır.”

ÖZELLİKLE DOĞU KARADENİZ BÖLGESİ...

Başka bir anlatımla; iç ve dış turistler için tercih edilecek bir bölge ve sıcaktan kaçanlar için yeşil ve serin bir sığınak ve gölgelik konumuna gelecektir, özellikle Doğu Karadeniz Bölgesi... Çünkü bölgeye yaşanabilir ve tatil yapabilecek bir bahar havası gelecektir. İşte o vakit, Doğu Karadeniz’in Kaçkar Dağları, yaylaları, akarsuları ve gül bahçesini andıracak renk cümbüşü çiçek ve yeşillikleri ile doğal turistik değerlerine değerler katmış olacaktır.

Bu nedenle devlet, bölgenin altyapı hazırlıklarını planlayarak projelendirme çalışmalarını ele almalıdır. Hava, deniz ulaşımı ve Batum bağlantılı demiryolu ağının döşenmesi düşünülmelidir. Sadece Trabzon hava limanı ve duble yolla yetinilmemelidir.

Kaçkarlar’ın ve Çamlıhemşin’in Fırtına vadisindeki Karadeniz’e açılan Ardeşen ilçesinin uygun arazisinde bir deniz ve hava limanı düşünülmelidir. Ayrıca, bölgede uluslararası toplantılara uygun yapıda 2 yıllık uygulamalı bir Turizm ve Otelcilik Yüksek Okulu-Oteli hayata geçirilmelidir. Açılacak böyle bir eğitim kurumuna Rusya ve Türki Cumhuriyetleri gibi bölge ülkelerinden de öğrenciler kabul edilmelidir.

Karadeniz Bölgesi’nde turizmin geleceği için hazırlıklar düşünülürken devlet, özel sektörün bölgeye ilgisini de artırıcı özendirme kolaylıkları sağlamalıdır.

Kurtuluş savaşımızın öncesi yok olmakla karşı karşıya geldiğimiz emperyalist düşmanlarımıza karşı verdiğimiz büyük Kurtuluş savaşını zafere ulaştıran bir ulusun torunlarıyız.

“Olmaz”ı “Olur”a çeviren bir geleneğimiz var.

Sonuç olarak; her şeyden önemlisi, Karadeniz’i gezmeye, görmeye gidecek olan turistlerin, bölgede insana sükunet ve huzur veren doğal güzellikler içinde, bölge halkının kendine özgü kültürü, dürüstlüğü, kıvrak zekası, insanı seven candanlığı ve dost olmaya yatkın misafirperverlikleriyle unutamayacakları güzel anılarla memleketlerine döneceklerine inanıyorum.









Şaban Ali Yaşaroğlu
ituvakif@ituvakif.org.tr


İstanbul Teknik Üniversitesi Vakfı Turizm Eğitimi Bölüm Sorumlusu